ÖLÇÜ 2018 KASIM SAYISINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

MEGA PROJELERİN İSTANBUL TARIMI ÜZERİNE ETKİLERİ
Yılmaz Türk, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi

Dünya kenti olma gayreti içinde bulunan İstanbul’da, sanayi, enerji, turizm, hizmet ve şehirci- lik yönündeki gelişmelere bağlı olarak yerleşim ve sanayi alanlarının artışı, tarım, çayır-mera ve orman alanlarının işgal edilerek daralmasına neden olmuştur. Bu değişim ve büyümenin artışından kaynaklanan so- runlar her alanda yatırım ve hizmetlerin önüne geç- miştir. Bu durum İstanbul tarımının sürdürülebilirliği açısından göz ardı edilemeyecek ve acil çözüm bekleyen bir problemdir.

Ayrıca kentleşme ve şehircilik ilkeleri doğrultusun- da yerel idareler tarafından hazırlanılan imar planları- na merkezi hükümet tarafından uygulamaya konulan projeler lehine müdahalelerde bulunulması, tarım alanları, çayır ve meralar, orman alanları, sulak alanlar ve akarsular ile su toplama havzaları üzerinde baskı kurmakta, amaç dışı kullanımları teşvik etmektedir.

Taşı toprağı altın şehir olarak lanse edilip, almış ol- duğu göçlerle adeta yağmalanan, gecekondu mantı- ğı ile yapılaşmasına göz yumulan, her dokunuşu ranta devşirilen dünya kenti olma iddiasındaki İstanbul’da son 50 yıldır ne yazık ki tarım ve hayvancılık sektörü aleyhine bir büyüme gerçekleşmiş, beton yığınları ve taşıt trafiği arasında sıkışmış bir kent yaratılmıştır.

546.078 hektar yüzölçümü, 98.715 hektar tarım ala- nı, 6.183 hektar çayır-mera alanı, 238.030 hektar orman alanı, 11.738 hektar göl ve baraj alanı varlığı ile orta ölçekli, kendi kendine yetebilir bir kent görünümü ve- rirken, 191.412 ha yerleşim alanı üzerine 15.1 milyon nüfusla dünya çapında bir metropole dönüşen İstan- bul’da tarım dışı tüm sektörler büyüyüp gelişirken, tarım ve hayvancılık sektörü en çok kan kaybeden ke- sim olmuştur. Ne yazık ki bu kısır döngü 2013 yılında yürürlüğe giren bütün şehir yasası ile geri döndürüle- mez hale gelmiş, uygulamaya konulan mega projeler ile tarım sektörünün idam fermanı imzalanmıştır.

2002 yılında 914.163 kişi olan kırsal nüfus, 2012 yılın- da 144.228’e gerilemiş, 2013 yılında yürürlüğe giren bütün şehir yasası ile birlikte tamamı kentli nüfus ha- line dönüşmüştür. 1997 yılı köy envanteri sonuçlarına göre İl genelinde 19.465 adet tarım işletmesi bulun- makta iken bu gün 11.866’ya kadar gerilemiştir. 2018 yılı verilerine göre 3.401 işletmeden oluşan, toplam 64.910 hektar tarım alanı ÇKS sisteminde kayıtlıdır.

İstanbul’da 2002 yılı verilerine göre ekilebilir tarım alanı 92.921 hektar, çayır - mera alanı 9.653 hektar, bitkisel üretim miktarı 460.723 ton iken, 2018 yılında ekilebilir tarım alanları 72.340 hektara, çayır mera alan- ları 6.183 hektara, bitkisel üretim miktarı 386.359 ton’a gerilemiştir.

Hayvan varlığı (Büyükbaş, Küçükbaş ve Manda) yıllar bazında artış gösterirken hayvansal üretim mik- tarında göreceli bir azalma yaşanmaktadır. 2002 yılı verilerine göre 160.004 olan büyükbaş + küçükbaş hayvan varlığı, 2018 yılında 238.502’ye yükselmesine rağmen, 2002 yılında 178.671 ton olan hayvansal üre- tim miktarı (Kırmızı Et, Süt,) 2018 yılında 113.052 ton’a gerilemiştir.

İstanbul tarım sektöründeki daralma 2013 yılından itibaren uygulamaya konulan ve uygulanmak üzere planlaması yapılan mega projelerle birlikte büyük bir hız kazanmış, rant ekonomisi tarım alanları ve meralar üzerindeki amaç dışı kullanımları artırmıştır.

Merkezi hükümet tarafından uygulamaya konulan mega projeler (3. Boğaz Köprüsü Projesi, Kuzey Mar- mara Otoyolu ve Bağlantı Yolları Projesi, 3. Hava Limanı ve Kanal İstanbul Projesi) tarımsal üretimin yoğun olduğu Sancaktepe, Beykoz, Sarıyer, Eyüp, Arnavutköy, Çatalca, Başakşehir ve Silivri İlçesi sınırları içerisinde yürütülmekte olup, 42.300 hektar alanı kapsayan pro- je alanı içerisinde kalan yaklaşık 12.000 hektar tarım alanı, 2.000 hektar çayır-mera alanı vasfını yitirmiştir.

3. Boğaz Köprüsü Beykoz - Sarıyer arasında boğa- zın 2.742 m’lik kısmı üzerinde inşa edilmiş olup, Ku- zey Marmara Oto Yolu ile birlikte planlanmıştır. Kuzey Marmara Otoyolu Projesi (Akyazı - Paşaköy - Odayeri - Kınalı Arası) güzergahı 3. Boğaz Köprüsü ile birlikte 421 km’lik uzunluğa sahiptir.

Kuzey Marmara Otoyolu Projesi güzergahı üzerin- de bulunan Sancaktepe, Beykoz ve Sarıyer İlçelerinde yoğun tarım ve mera alanları bulunmamaktadır. Pro- je çalışmaları Beykoz-Sarıyer hattı üzerindeki kuzey ormanları denilen bölgedeki ormanlık alan üzerinde yürütülmüştür. Projenin Odayeri-Kınalı Arası güzerga- hı Eyüp, Arnavutköy, Çatalca ve Silivri İlçelerine bağlı 12 adet yerleşim birimine ait verimli tarım alanları ile çayır-mera alanları üzerinden geçmektedir.

3. Hava Limanı Projesi Eyüp İlçesi Akpınar, Arnavut- köy İlçesi Tayakadın ve Yeniköy mahallelerini kapsayan 7.650 ha alan üzerinde kurulmuştur. Arazi kullanım durumuna göre proje alanı içinde 236 ha çayır-mera alanı, 60 ha nadassız kuru tarım alanı, 6.172 ha orman alanı, 2 ha fundalık alan, 1.180 ha eski maden ve diğer kullanım alanı, büyüklü küçüklü geçici su birikintisi bulunmaktadır. Proje alanının yaklaşık %2, 47’lik kısmı (189,182 ha) özel mülkiyet arazisidir.

Kanal İstanbul Projesinin uzunluğu 47 km, su yüze- yindeki genişlik 100 m, derinlik 25 m olup, Karadeniz sınırında Karaburun-Yeniköy arasından başlayıp, Saz- lıdere gölü ile Küçükçekmece barajına kadar uzanan bir hat üzerinde planlanmıştır.

Kanal İstanbul ve 3. Hava Limanı Projesi 6306 sayılı Kanunun 2. maddesi, 1. fıkrası (c) bendi kapsamında Rezerv Yapı Alanı olarak tespit edilen 38.500 ha’lık ala- nı kapsamaktadır.

Proje alanı içerisinde yer alan ve 4342 sayılı Mera Kanunu 14. maddesi kapsamında tahsis amacı de- ğişikliği yapılması gereken mera vasıflı taşınmaz- lar “6704 sayılı kanunun 13. maddesi Ek Madde 1, “30.04.2014 tarihli ve 28987 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 24.02.2014 tarihli ve 2014/6028 sayılı Ba- kanlar Kurulu Kararında belirtilen İstanbul İli Avrupa Yakası Proje Alanı içerisinde yer alan mera, yaylak ve kışlak gibi orta mallarının vasıfları, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca bu kanun hükümlerine bağlı kalmaksızın resen kaldırılır ve bu taşınmazlar Ha- zine adına tescil edilir.” hükümleri gereğince vasıflarını kaybetmiş, Arnavutköy, Eyüp ve Başakşehir ilçelerinde yaklaşık 1.500 ha çayır-mera alanı amaç dışına çıkarıl- mıştır.

Ayrıca Rezerv Yapı Alanı içerisinde kalan 31 mahal- lede 12.997 ha tarım alanı tarım dışına çıkarılmıştır.

İstanbul İlinde Planlanan Mega Projeler Anado- lu yakasında tarım ve hayvancılığın en yoğun olarak yapıldığı Pendik, Sancaktepe, Beykoz ilçeleri, Avrupa yakasında Sarıyer, Eyüp, Arnavutköy, Başakşehir, Çatal- ca ve Silivri ilçelerine ait tarım alanları, meralar, orman alanları, doğal yaşam ve sulak alanlar, akarsu ve dere yatakları ile içme suyu havzalarının bulunduğu alanlar üzerinde planlanmıştır.

2003 yılında hazırlanılan İstanbul Tarım Master Pla- nında 1. ve 2. Alt Bölge içerisinde kalan Avrupa Yakası Proje alanı ile Kuzey Marmara Otoyolu Projesi 2. Etabı içerisinde bulunan Silivri, Çatalca, Arnavutköy, Eyüp ve Sarıyer ilçelerine ait çayır-mera ve tarım alanları ilin toplam tarım alanının %90’ını, il arazi varlığının %17’sini oluşturmaktadır.

Bu bölge ilin toplam buğday üretiminin % 98’ini, arpa üretiminin %99’unu, ayçiçeği üretiminin %98’ini, domates üretiminin %92’sini, karpuz üretiminin %81’ini, mısır üretiminin %90’ını karşılamaktadır. İlin toplam süt üretiminin %75’i yine bu bölge içerisin- den karşılanmaktadır. Sebze üretimi ile süs bitkileri üretimi bölge içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. İlin toplam domates üretiminin % 92’si, Hıyar üretimi- nin % 27’si, süs bitkileri üretim alanlarının yarıya yakını İstanbul Avrupa Yakası Proje alanı ile 3.Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu Projesi 2. Etap uygulama alanı içerisinde bulunmaktadır.

İstanbul Avrupa Yakası Proje alanı olarak adlandırı- lan Kanal İstanbul ve 3. Hava Limanı Proje alanı içe- risinde kalan Arnavutköy ilçesine ait 13 mahallede geçimini hayvancılıkla sağlayan toplam 516 çiftçi ai- lesi, 8460 BBHB hayvan varlığı, 14.997 da mera alanı, 27.303 da mera ihtiyacı bulunmasına rağmen proje kapsamında 11.934 da mera alanı 6704 sayılı yasa ile vasfını yitirmiştir.

Proje alanı içerisinde kalan Arnavutköy ve Eyüp İl- çelerinde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Halk Elinde Manda Projesi yürütülmekte olup, yaklaşık ola- rak İlin toplam manda varlığının % 55’i, Türkiye Manda varlığının % 4’ü bu bölge içerisinde yer almaktadır.

07 Temmuz 2018 tarihli ve 30471-2 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 02.07.2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 58. maddesiy- le değişik 1164 sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilme- si Hakkında Kanunun Ek-4 üncü maddesi “28.12.1960 tarihli ve 189 sayılı Kanun kapsamında bulunanlar ile her hangi bir kamu hizmetine tahsis edilmiş arazi ve arsalar hariç olmak üzere Cumhurbaşkanının onayı ile belirlenen arsa üretim alanlarında bulunan Hazineye ait taşınmazlar ile Hazine adına tescil edilecek taşın- mazların mülkiyeti Toplu Konut İdaresi Başkanlığına bedelsiz olarak devredilir, Kamu hizmetlerine ayrılan yerler ile maliye Bakanlığınca değişik ihtiyaçlarla talep edilen taşınmazlar bedelsiz olarak Hazineye iade edilir “ hükümleri gereğince İstanbul ilinin tamamı Arsa Üretim Alanı olarak belirlenmiştir. Bu durumdan da anlaşılacağı üzere İstanbul ili tarımsal açıdan gözden çıkarılmış, geçimini tarım ve hayvancılık ile bunlara bağlı küçük ölçekli işletmelerle sağlayan çiftçi aileleri kaderlerine terk edilmişlerdir.

SONUÇ

İstanbul İli yaratmış olduğu ekonomik değer ve sahip olduğu üstünlükler nedeniyle gerek ülkemizin, gerekse dünya ülkelerinin çekim alanı içerisinde yer almaktadır. Bu fırsatlar nüfus artışı ve şehirleşme baskı- sını beraberinde getirmektedir. Bu baskı karşısında fır- satlar kollayan merkezi hükümet ranta yönelik mega projelerle bu durumdan yaralanmak istemektedir.

Her sektör kendi içerisinde değerlendirildiği zaman anlamlı sonuçlar alınacağı ortada olup, ilde uygula- nan mega projelerin yaratacağı sinerji ve katma de- ğeri tarım sektörüyle elbette kıyaslama olanağı bulun- mamaktadır. Hükümet tarafından bakıldığında bu tip projeler gerek İstanbul’a, gerekse ülkemize çağ atla- tacak, ekonomik büyümeyi sağlayarak, ülkeye prestij kazandıracaktır.

Tarım sektörü ve ekolojik denge açısından bakıldığında ise ilin toplam tarım alanlarının %90’ı, çayır- mera alanlarının % 95’i tehdit altındadır. Bu duruma sadece basit tarımsal faaliyetin azalması olarak bakıla- maz. Her birim toprağı, o toprağı işleyen çiftçi ailesini, yetiştirilen hayvanları, üretilen bitkisel ve hayvansal ürün ile bu ürünlerden yararlanan tüketiciyi birbirin- den ayırmak binlerce yıldır bu topraklar üzerinde ya- ratılan tarımsal istihsal ve kültüre ihanettir. Ekosistem içerisinde mucizevi bir döngüyle iletişim sağlayan bu varlıkları kaybederek yeniden kazanma olanağı bu- lunmamaktadır.

Ekilemeyen her karış toprak, üzerinde hayvan otla- mayan çayır-mera, içerisinde yaban hayatı barındırma- yan orman, balık yaşamayan göl, gölet, akarsu, börtü böcek yaşamayan flora ve fauna, özgürce kuşların uça- madığı gökyüzü İstanbul’un tarihine, kültürüne, doğa- sına, tarımına, insanına ve geleceğine yapılmış en bü- yük ihanet olup, binlerce yıl bu toprakları yurt edinmiş atalarımızın kemiklerinin sızladığı bir gerçektir.

Tarih bu gerçekleri elbette yazacak, canı pahasına bu topraklardaki her canlının yaşam hakkını savunan gerçek yurtseverleri taçlandıracaktır.

KAYNAKÇA:

- İstanbul Tarım Master Planı (İstanbul 2003)

- TÜİK Verileri (2002-2018 Yılları Tarım Sektörü İstatistikleri)

- Resmi Gazete

- 3. Hava Limanı Projesi Nihai ÇED Raporu (2013)

- İstanbul’un Geleceğini Etkileyecek Üç Proje: 3. Köprü, 3. Hava Limanı, Kanal İstanbul

- (Tema Vakfı Uzman Görüşleri - Mart 2014)