ÖLÇÜ 2018 KASIM SAYISINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

İSTANBUL VE KENTSEL TARIM
Gökhan Turan, Ziraat Mühendisi

Geçmişten günümüze çıkılan zaman yolculu- ğunda tarımsal üretimin kentlerle iç içe ya- pıldığı görülmektedir. Tarımdan gelen üretim fazlasının pazar ekonomisi ile ortaya çıktığı söylen- mektedir. Sanayileşme ile kent arazi değerinin artması tarımsal amaçlı arazilerin farklı (ekonomik getirisi yük- sek) şekilde değerlendirilmesine neden olmuştur.

Kent içinde kalan tarım arazileri ve yeşil alanlar vasıf değiştirmiş, tarımsal üretim faaliyeti kent merkezin- den uzak kırsal alanlara doğru itilmiştir. Taze gıda ya erişim zorlaşırken lojistik ve depolama giderleri mali- yetleri de artırmıştır.

Kentler ve yakın çevrelerinde tarım yapılmaması yoksulluğun oluşmasına, gıdaya erişimin maliyetle- rinin artmasına, sağlıklı ve yeterli beslenme sorunları oluşmasına neden olmaktadır.

Kentsel tarım; kentlerde gerçekleştirilen tarımı ifa- de etmektedir. Kentsel çiftlik, kent bahçeciliği gibi kavramlarla da ifade edilmektedir. Kimi kez yakın ta- rım, kısa devre tarımı adı da verilir. Kentsel tarım kente dönük, kentin kaynak, çöp ve istihdamını kullanan tarımdır. Dünya Gıda Örgütü (FAO), kentsel tarımı“küçük alanlarda (çatı, balkon, bahçe, park, boş araziler) birkaç sebze, meyve, bitki üretimi yapmak ve evcil hayvan yetiştirmek, öz tüketime ve yakın satışa yönelik (kısa devre), mesleki ve ticari olmayan küçük ölçekte bir et- kinlik” olarak tanımlar. “Kent içinde ve kent çeperinde yapılan tarımsal etkinlik ve büyükşehirlerin merkezi alanlarında gıda ve diğer ilgili ürünlerin üretim, dağı- tım ve pazarlamasıdır.” şeklinde de tanımlanabilir. Aile bahçesi de kentsel tarım tanımı içinde değerlendirilebilmektedir. “Parsellere bölünmüş, özel kişilere ayrılmış, kendisi ve ailesinin gereksinmelerine yönelik bahçecilik yapan, ticari amacı olmayan ve bu ölçütlere uyan her türlü bahçe” olarak tanımlanmaktadır.

Kentsel tarım kent içinde ya da yakın çevresinde ya- pılır. Genellikle yataydır. Ama dikey çiftlikler de çoğal- maktadır (gökdelen çiftlik, katlı çiftlik). Düşük teknikli, sıradan bir bostan olabileceği gibi yüksek teknikli (LED lambalı, geri dönüşümü kullanan, değişik sulama teknikleri olan, dikey çiftlikler) çiftlikler de olabilir.

İstanbul’da farklı şekillerde yeşil alanlar üretmeye çalışılırken, iklim değişikliği, aşırı ve kontrolsüz kentsel kullanımlardan kaynaklı yeşil alan kayıpları olabildiği gibi yeşil alanların kentsel gelişim projelerine dayanı- larak yok edilmesi de söz konusudur.

Bu durum Gezi Parkı örneğinde olduğu gibi ekolo- jik duyarlılığının gelişmesine neden olmaktadır.

Kent Bahçeleri “Topluluk Destekli Tarım” olgusunun çıkışını sağlamıştır. Topluluk destekli tarım, tüketilen ürünlerin nerede, kimler tarafından üretildiğini bilerek bu ürünleri satın alarak üreticiyi desteklemek ya da sa- yıları her geçen gün artan kent bahçelerinde birlikte ürün yetiştirmeyi kapsamaktadır.

Dünyada hızla gelişen kentsel tarım alanları, yerel yönetimlerin de duyarlılığının artmasını sağlamıştır. Ye- rel yönetim mevzuatlarında kentsel tarıma ilişkin mev- zuat henüz oluşmamış olsa da kent bahçeleri, bostan- lar, çatı bahçeleri uygulamaları kabul görmektedir.

ÇATI BAHÇELERİ

Şehir merkezlerinde uygulanan yüksek katlı, basa- maklı bina mimarisinde, çatılarda, bahçe tarımı yap- maya uygun uygun altyapı tercih edilmektedir.

Çatı bahçeleri, yapay ekolojik koşullara bağlıdır. Farklı ve değişken özelliklere sahip oldukları için çalı, ağaç ve ağaççıkların dikimlerinde, rüzgara karşı ön- lemler almak zorunluluktur. Bitki seçiminde rüzgar değerlendirilmelidir.

Direk güneş ışığına maruziyet nedeni ile ısı absorp- siyonu yüksek olduğundan su ihtiyacı daha fazla ola- bildiği gibi seçilen bitki türlerinin de bu duruma uy- gun olması gerekir.

Teraslar da çatı bahçeleri olarak kabul edilebilir. Özel olabildiği gibi restoran, kafe, bar gibi ticari işletmeler de teras bahçe uygulamaları yapabilmektedir. Bu bah- çeler, kullanıcıları için ya da dışarıdan bakıldığında bir peyzaj oluştuğundan görsel zevk vermektedir.

Çatı bahçe uygulamalarının diğer bir kullanım şekli de otopark üzeri alanlarda yapılan uygulamalardır.

İşlevsel ve en eski uygulama örneğinin İ.Ö 6 YY da Babil Kenti’ne ait Asma Bahçeleri olduğu söylenebilir. Asurlular’dan günümüze Bizans ve Hint eserlerinde çatı bahçelerinin, üretim amaçlı kullanıldığı görülmek- tedir.

Günümüz çatı bahçeleri, yalnızca rekreasyon ama- cına hizmet etmeyip permakültür tarım alanlarının örneğini de oluşturmaktadır. Bol güneş enerjisi alan çatı bahçeleri hafif yapıda toprak katmanı ile 80 cm derinliğinde tarımsal üretim alanı olarak kullanılır.

Kentimizde kendi üretimini sağlamak ve taze ve güvenli gıda tüketmek amacıyla alternatif olan çatı bahçeleri tüm dünya kentlerinde aynı ilgiyi görmeye başlamışlardır.

BOSTANLAR

Bostanlar kentimize özel bir anlam kazandırmakta- dır. Bizans ve Osmanlı Dönemi öncesine dayanan bos- tancılık kültürü İstanbul’da Boğaziçi iki karşı kıyı, sur içi şeklinde genele yayılmıştır. İstanbul surları 5.yy’da inşa edilmiş ve Sarayburnu’ndan Haliç’e; oradan Ayvansaray ve Marmara Denizi’ni takip ederek ulaşılan nokta olan Yedikule’de nihayetlenir. Bölgeyi bir kabuk gibi saran bostanlar aynı zamanda taze yeşillik yenmesini sağlamaktadır. Theodosius surlarından Yedikule’ye ka- dar uzanmaktadır.

Kentin taze yeşillik ve sebze ihtiyacının karşılanma- sını sağlayan Bostanlar, üretici ve tüketiciler arasındaki yakın ilişki dolayısı ile ihtiyaca göre üretim yapılmasını sağlamıştır. Böylece son yüzyılda küresel olarak %15’ten %50’ye ulaşan kent nüfusunun en azından duyarlı bir kesimi için pazarın tercihiyle beslenmeyip kendi tercihini talep etmesi açısından tercih olanağı sağlamıştır.

Kentsel tarım alanları kentlinin birlikte hareket et- tiği ve rehabilite olduğu, sosyalleşebildiği yerlerdir. Yalnızca üretimin yapıldığı değil; ortak amaçlar çerçe- vesinde toplanılan yerlerdir.

Kentlerdeki yapısal dönüşüm, kentsel tarım üret- kenliğini engellememelidir. Tarım toprakları kentsel planlamalarla amacı dışına çıkarılmamalıdır.

İstanbul kent bostanlarına Kuzguncuk-Langa-Piyalepaşa-Yedikule vd. bostanları örnek olarak verebiliriz.

Bu bostanlar Osmanlı’dan kalma bostanlardır. Bu dönemde İstanbul’da taze sebze bu bostanlardan sağlanmıştır. Tüm bostanlar kuyuları, ahşap barınak- ları, ekim şekilleri, korunakları ile kültür mirası ve öğ- reti alanıdır. Kentte doğup büyüyüp tükettiği tarım ürünlerine ve doğaya yabancılaşan kentin çocukları için tarımı tanıma ve temas etme alanlarıdır ve öyle de kalmalıdır.

İstanbul bostanları dışında Dersim Bostanı, Ayaş Bostanı, Foça Yeryüzü Bostanı, çiftlik bazında AOÇ di- ğer kentlerimizdeki örneklerden bazılarıdır.

Kentsel tarımın katkısı,

Toplumsal, Çevresel ve Ekonomik Katkılar olarak üç başlık altında incelenebilir.

Toplumsal Katkılar

Doğayla baş başa olma ve bütünleşme, doğaya saygıyı öğrenme, birliktelik ve dayanışma, huzur ve dinginlik, seyir zevki, hasta ve yaşlılar için tedavi, eğitim, kent ve gıda hakkını savunma, kuşaklararası bağ- lantı kurma, yerel demokrasiye katkıda bulunma, yeni beslenme türleri keşfetme, kırt-kent ayrımını azaltma gibi birçok alanda toplumsal fayda sağlar.

Çevresel Katkılar

Yeşil alanın çoğalması, biyoçeşitliliğin korunması, eski ve kaybolan tohumların ya da türlerin yeniden üretilmesi, kentsel dayanıklılığı sağlama, havanın te- mizlenmesi, kent çöpünün geri dönüşümle gübre olarak kullanılması, yağmur suyunu, güneş ve rüzgar enerjisini kullanarak enerjiden tasarruf, mikro iklim ya- ratma, zirai ilaç kullanmama, kuş ve böceklere sığınak sağlama, bitkilerle yağmur suyunun arıtımı, topraktan tasarruf etme gibi örnekleri verebiliriz.

p>Ekonomik Katkılar

Ticari olmayan ve ticari olan açısından iki şekilde ele alınabilir. Bu çiftliklerin ticari bir amacı yoksa da son zamanlarda ticari amaçla eski binaları, depoları, kulla- nılmayan sanayi bina ve alanlarını kullanılarak sebze- meyve ve hatta kümes hayvanları yetiştiren ve arıcılık yapan şirketlerin ortaya çıktığını görüyoruz. Bu üreti- me yönelik çok katlı binalar yapılmaktadır. Ekonomik katkıları ailelerin sebze ve meyve gereksinimini karşı- lama (elde edilen ürünlerden turşu, reçel vb. ürünler yapımı, mantar kültürü), kısa devre tarımı yaratma, verimliliği artırma, yerel üretimi tüketme, istihdam sağlama, dağıtım kanallarını kısaltma, yeni teknikler bulma ve yaratma, doğrudan satış, kente öz yeterlilik kazandırma, fakirliği azaltma, üretici-tüketici arasında yakın işbirliği, biyolojik tarıma katkı, tarıma tamamlayı- cı katkı, gıda fiyatlarına katkı, kentsel planlamaya katkı olarak sıralayabiliriz. Ancak kentsel çiftliklerde tahılla- rın üretilmesi, hayvancılığın yapılması zordur. Sadece belirli bir kitlenin belirli gereksinmelerine yanıt verebi- lir ve bu da ihmal edilmemelidir.

Kentsel tarım, ucuz tarımsal ürüne erişebilmenin ve kentsel yeşil alanların korunması için tüm dünyada hızla ilgi görmekte ve gelişmektedir.